• /
  • /

Rüzgar enerjisi sektörüne bir bakış


Rüzgar enerjisi sektörüne bir bakış

Rüzgar enerjisi sektörüne bir bakış

Bu yazıda rüzgar sektöründe aktif rol oynayan firmaları ve sektörün işleyişini elimden geldiği kadar anlatmaya çalışacağım. Amacım, rüzgar sektörüne yeni girecekler için veya bu sektörde staj yapmak isteyen öğrenci arkadaşlarımız için sektörün bir fotoğrafını çekmek. Tabi ki bu bilgileri verirken kendi tecrübelerimden yararlanacağım. Ricam; eğer eksiklikler olursa kusuruma bakmayın ve lütfen benimle iletişime geçin. Almanya’da çalıştığım için Türkiye’deki sektörü bildiğim kadar örneklendirebileceğim. Gerçekten genç arkadaşlarımızdan bu konuda çok sorular geldiği için ben de bu yazıyı yazmayı kendime görev bildim.




Öncelikle benim zamanımda, üniversitelerde Enerji Sistemleri Mühendisliği veya yenilenebilir / alternatif enerji sistemleri gibi bölümler yoktu. O yüzden; makine, elektrik veya elektrik elektronik mühendisliklerini seçmek mümkündü. Yeni açılan bölümlerin, piyasaya adapte olabilmesi elbette zaman alacak bir iştir, fakat her zaman ve her ülkede olduğu gibi siz iyiyseniz ve ilgiliyseniz, kendinize uygun bir iş olanağı bulmak mümkün olacaktır. Belki biraz zorlanabilirsiniz, belki istediğiniz şartlar ilk aşamada olmaz ama yine de bir yerden başlayabileceksinizdir diye pozitif düşünmeye çalışıyorum. Her ne kadar öğrenci arkadaşlardan kulağıma aldıkları eğitimin yetersiz veya hocalarının ilgili yeni bölümlerde yetersiz oldukları gelse de.

O yüzden iş hayatında da, üniversite de okurken de yabancı dil şart ve genç arkadaşlarımızın teknolojiyi ve haberleri yurt dışından takip etmesi neredeyse zorunludur.

Rüzgar sektörü için tavsiye edebileceğim ülkeler tabi ki Almanya, Danimarka ve Hollanda. İngilizce yeter mi derseniz, çok iyi seviyedeyse ve bu ülkelerin büyük şehirlerinde yaşıyorsanız yeterli olabilir. Ama gittiğiniz ülkenin dilini bilmek kadar büyük bir avantaj yok bence.




Bu sıradan bilgilerden sonra sektörü biraz parçalara ayırıp, kısım kısım gitmeye çalışacağım.

Rüzgar türbini üreticileri:

Türkiye'de aktif olan türbin üreticilerini öğrenmek için TÜREB'in raporuna göz atmanı tavsiye ederim veya aşağıdaki linkten de ulaşabilirsiniz:

http://reshaber.com/site/?sf=ritm&dl=tr

İlk dörtte şu firmalar olacaktır: Enercon, Nordex, Vestas, GE.

Şu konuyu kaçırmamak gerekir, bu türbinler tonlar gelen makineler. Yani ip ucu, Türkiye pazarında bir türbin üreticisi ne kadar aktifse, maliyetleri indirebilmek ve pazardaki rekabet gücünü arttırabilmek için yerinde bu durumda Türkiye'de üretim yapmak isteyecektir.

Gelelim bu konuda anlatabileceklerime;

Enercon:

Almanya pazar lideri, yaklaşık Almanya‘da %60 gibi bir dilimin sahibi. Aynı şekilde TÜREB’in 2015 Ocak raporuna göre Türkiye'de yaklaşık %25 ile yine pazarın lideri. Fakat bu seneye değişecek gibi görünüyor veya yılın ikinci yarısında. Ayrıca Enercon Türkiye pazarına giren en eski türbin üreticilerinden biri. 1998 yılında Çeşme RES’te E-40 modeli ile pazara girdi ve şuan için Türkiye de yaklaşık olarak 1 GW kapasiteye sahiptir.

Enercon firması;. Çelik kuleyi Çimtaş‘ta, beton kuleyi AKAT’ta yaptırabilmekte. Kanat içinse AERO adında bir fabrikası bulunuyor. Türkiye'de yaklaşık 600'ün üzerinde, dünyada ise 25.000'e yakın türbini bulunmaktadır. Servis ve kurulum hizmetlerini kendi bünyesinde yapıyorlar, Türkiye'de de ilk servis ve kurulum hizmetini veren firmadır.

Teknoloji olarak; çok eski ve küçük modellerinde dişli kutuları vardı. Artık kataloğundaki hiç bir rüzgar türbininde dişli kutusu bulunmuyor. Direct drive teknolojisi ile elektrik üretiliyor. Dişli kutulu türbin mi, dişli kutusuz  türbin mi tartışmasına bu yazıda girmeyeceğim, belki bir sonraki yazılarda fırsat bulursak değinebilirim. Çünkü sonu olmayan bir tartışma ve çok sık yapılan bir tartışma. Şöyle belki özetlenebilir; her sistemin kendine göre avantajları ve dezavantajları var. Ayrıca Enercon türbinlerinde güç elektroniğini sık ve iyi kullanan bir firma. Enercon firmasının yeni kanat modellerinde kanadın kök kısmında yani hub’a yakın kısımda ilaveten ekler bulunmakta ve bunlar aerodinamik verimi arttırmakta. Enercon türbinleri Almanya’da çok olduğundan denetimini çok sık yaptığımız türbinler, o yüzden bu firma hakkında söylebileceklerim haliyle daha fazla. Ama burada kessek iyi olur çünkü diğer üreticilere haksızlık olacak.

Nordex:

Almanya'da pazar oranı çok düşük olmasına rağmen, Türkiye pazarında çok aktif ve ikinci sırada. Nordex'i eski zamanları ile değerlendirenler günümüzdeki türbinlerini bilmeden yanılabilirler. Son zamanlarda kendini en iyi geliştiren firmalardan biri.

Yine Çimtaş firması Türkiye'de Nordex'e kuleler yapmakta ve bildiğim kadarıyla TPI firması yine Türkiye’de Nordex’in kanatlarını üretebilmekte. Nordex; dişli kutulu türbinler kullanır ve son sezonda adından N117 ve N131 modelleri ile çokça söz ettirmekte.

Vestas:

Maalesef, bu firmanın Türkiye'deki çalışmaları hakkında fazla bir bilgiye sahip değilim. Dünya'da en eski ve büyüklük olarak sayılı markalardan biri olduklarını ve Türkiye'de de aktif olduklarını biliyorum, ama üretim konusunu umarım bir Vestas çalışanı arkadaştan okuyarak hepimiz Vestas’ın Türkiye’deki çalışmaları hakkında daha fazla bilgiye sahip olabiliriz.

Türbinlerinin genel özelliği dişli kutulu olmaları. Ayrıca büyük ve yeni türbinlerinde trafonun naselde, yani aşağıda değil yukarıda olması. Bu tabi ki verim açısından getirisi olan bir durum. Fakat bakımcılara ve bizim gibi tarafsız denetleyicilere zorluk çıkaran bir durum. Trafoya girebilmek için bu odaya girebilecek kişinin yanınızda bulunması gerekiyor, belli miktar gerilim üzeri sadece sertifikalı kişiler tarafından açılıp/kapanması gerekiyor. Trafo kontrolü için hem o kişiye bağlısınız hem de Vestas türbinlerinde her seferinde yukarı çıkmak durumundasınız. Ayrıca trafo gibi önemli bir komponentin yukarıda olması ve pratikte denetim zorluklarının olması bazen işlerin iyi gitmemesine sebep olabiliyor. Ama dediğim gibi verime katkısı söz konusu. Bu da üreticinin tercihi. Yukarıda dişli kutulu / dişli kutusuz türbinlerin tartışmasında söylediğim şeyi burada da tekrar edeceğim, avantajları olduğu gibi dezavantajları da olabilmekte. 




GE:

Almanya'daki bir fuarda, GE'nin bir çalışanı ile sohbet etme olanağım olmuştu. GE'nin Türkiye'de rüzgar türbini üretimine başlayacağını okumuştum bir yerde ve bunu sordum kendisine. Evet dedi, ben de okudum o haberi, bizim patrondan her şey beklenebilir dedi. Bu bilgiyi paylaşıyorum çünkü sohbet ettiğim kişinin anlayışla karşılayacağına inanıyorum.

Bunun ne kadar gerçeklik payı vardır ve varsa ne zaman böyle bir yatırım gerçekleşecektir bilemiyorum.

GE yine genel olarak dişli kutulu türbinlerdir. Bildiğim kadarıyla, dişli kutusuz 3,5 MW bir türbin üzerine de uğraş veriyorlar.

Yine böyle bir türbin markasında ben yatırımcı olsaydım, Vestas, Nordex vb. markalarına takılmaktan ziyade içerisindeki dişli kutusunun markası ne olacak veya bakım kontratı şartları ne olacak diye bakardım.

Zaten bu bahsettiğimiz veya bahsetmediğimiz rüzgar türbin üreticileri (yazıda kural olarak; Türkiye’de kurulu güç kapasitesi ilk dört türbin üreticisini işleyelim şeklinde idi) artık belli standartlara uygun türbinler üretmekte ve 10-15 yıldan fazla bir süredir sektör içerisinde olup kendilerini kanıtlamış türbin üreticisi markalarıdır. Bu markaları Çin’li üreticilerden farklı tutmak gerekir, ama siz Çin malı bir türbini bu markaların yarısı fiyatına alıp ve 20-25 yıl yerine 15 yıl çalıştırabiliyorsanız yine karlı bir yatırım olmuş demektir. Unutulmamalıdır ki, en iyi markalarında ve modellerinde kendi kronik kusurları vardır. Hepsi patlayabilir, çatlayabilir, devrilebilir ve yanabilir. Nihayetinde bir makinedirler.  Bu yüzden yatırımcılara bağımsız uzmanlar ile çalışmalarını öneririm. Danışman olarak onların bilgilerinden faydalanmaları yararlı olacaktır. Türbin markası ve modeli seçerken ve bunları işletirken kriterleri doğru koymak gerekir. İki tane aynı ve yanyana olan türbinler bile farklı bakım firmaları veya çalışanları tarafından işletildiğinde 5-10 yıl sonra bir birinden çok farklı duruma sahip olabilirler.

Yerli üretici yok mu? sorusu güzel ve yerinde bir soru olacaktır. MW sınıfı yerli üretici şuan için Türkiye'de bildiğim kadarıyla bulunmamaktadır.

%100 yerli olarak geçen Northel Enerji ve Soyut Wind 'tir Türkiye pazarında. Her iki firma içinde internetten bilgilere ulaşmanız mümkündür. Fakat bu firmalar daha çok lisanssız elektrik üretimi kısmında yani 1 MW (bugün için lisansız elektrik üretiminde 1 MW sınırdır) aşağısında kW 'lık türbinler yapmaktadırlar.

İnternette bulunan bilgiler sadece haberlerden meydana gelsede MİLRES projesinden de bahsetmemiz iyi olur diye düşünüyorum. MİLRES, devletin başlattığı bir projedir ve ODTÜ ve Sabancı Üniversitesi teknik olarak destek olmaktalar. 250 kW ile başlayıp 1,5 MW sınıfına çıkacaklar diye biliyorum. Fakat dediğim gibi internetten teknik olarak bir bilgiye ulaşmak pek mümkün değil. Bu projede görev alan hocalarımızın birinden ufak bir bilgilendirici yazı için rica ettim, ne yazık ki bir dönüş olmadı. Onun haricinde MİLRES  ile ilgili haberleri forumda toplamaya çalıştım. İlgileniyorsanız aşağıdaki linke tıklayıp onları okuyabilirsiniz. Ve son olarak mayıs ayı başında Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Işık, "MİLRES projesi bitme aşamasına geldi. Milli rüzgar santralini yetişirse bu ay içinde dikeceğiz" dedi. Fakat, MİLRES'te olduğu gibi bir projeye en başından başlamak yerine, Dünya'da rüzgar enerjisi sektöründeki bu büyük rekabete dayanamayıp batan veya satılan ancak türbin kaliteleri yüksek olan bir üreticiyi devlet veya devlet destekli bir firma/kurum alsaydı bu kadar genç kalınmazdı. Bakan Bey bir şeyler demiş, iyi demiş güzel demiş ama o 250 kW'lık türbini ancak koyacaksınız ki proje kaç yıllık zaten, ondan sonra çıkardığı sorunları tespit edip çözeceksiniz (Tip sertifikasında yaşanan problemler). Bunlar aynı şekilde 1,5 MW içinde geçerli. Rüzgar türbini öyle bir şey değil, kuralım 2-3 gün arızasız çalışıyor devam ederiz kurmaya denmez. Bu denemelerin yıl bazında süreleri var. Benim tahminim çokta kötümser olmak istemiyorum ama 2020'ye 1,5 MW'lık türbin ancak yetişir. Ki şuanda pazarda türbinler 7,5 MW'a (onshore için) varan kapasitelerde sunuluyor. Onlar yetiştirene kadar pazar ne olur bilinmez, şuanda uçan türbinler için denemeler/araştırmalar yapılıyor. Kehanette de çok bulunmak istemiyorum, bu ülkenin bir evladı olarak daha çabuk başarmalarını ve hakkını vermelerini elbette arzuluyorum. Ama bu işler kolay değil. Test aşamasında türbinin devrildiğini, yandığını veya kırılıp döküldüğünü düşünün sonra? Sizce devam eder mi o proje? O kadar know-how'ı ve harcanan zamanı, parayı at çöpe. Umuyorum onlar benim düşündüğümden daha detaylı düşünmüşlerdir ve yaptıkları işi biliyorlardır. Artık hepimiz bekleyip göreceğiz.




MİLRES hakkında haberler için:

http://www.reshaber.com/viewforum.php?f=102

(Bu yazıda değinemediğimiz diğer türbin üreticilerinden özür diliyorum)

Türbin Komponentleri:     

Yukarıda bahsettiğim gibi, Çimtaş rüzgar türbinlerine kule üretimi yapabiliyor.

Onun dışında Enercon’un AERO’su ve TPI’yın kanat fabrikaları bulunmakta.

Fuarda tanıştığımış olduğum firmanın bir tanesi yaw sistemi için büyük dişli çarklar üretiyorlar.

Dişli kutusu ve jeneratör firmalarına ne yazık ki örnekler veremeyeceğim. Türkiye piyasası içerisinde olan değerli arkadaşlardan bu konuda da destek bekliyorum. Yabancı firmaları örnek olarak verebilirim:

Dişli kutusu üreticileri: Winergy, Hansen, Rexroth, Moventas, Lohmann + Stolterfoht, Eickhoff, Flender...

Jeneratör üreticileri: Enercon, Winergy, Siemens, Weier, Vestas, ABB, VEM...

Civata üretiminde Berdan Civata var Türkiye'den.

Umuyorum ki, Reshaber çatısı altında Türkiye’de bu sektörde hizmet veren firmaları toplayabiliriz ve bundan hepimiz yararlanabiliriz.

Türbin Bakımcıları: (Türbin üreticilerinin dışındaki bakımcı firmalar)

Normalde klasik olarak türbin üreticisi kendi türbinin bakımını yapar. Ama son zamanlarda başka başka firmalarda sektörün bu dalında aktif olmaya başladılar. Büyük rüzgar türbin üreticilerinin bakımlarının daha pahalı olması ve her türbine yetişememeleri gibi sebeplerden dolayı extern bakımcı firmalar doğmuştur.

Bunlar Almanya'da gerçekten aktif olmaya başladılar. Ama burada Enercon firmasını dışarı da tutmak gerekir. Bildiğim kadarıyla bu markanın türbinleri sadece yine kendisi tarafından bakım görmekte.

Sektöre giren bakımcı firmalar için çeşitli zorluklar var tabi. Know-how 'ın satın alınması ve bunun için gerekli yetişmiş eleman, bu know-how'ı kullanabilecek çalışanlar. Türbini en iyi, o türbini yapanlar tanır ve hataların nerelerden gelebileceğini en iyi onlar bilir. Bakımcı olarak Türkiye'de Global Wind Services örnek verilebilir. Almanya’da Availon, Deutsche Windtechnik yine örnek olarak verilebilir.

Bakımda iki nokta var. Benim bildiğim bakımcılar genelde teknikerlerden oluyor. Mühendisler ise işi öğrendikten sonra parkın yönetimini yapıyor. Bunu belki işin içerisinde olan ve Türkiye'de çalışan bir arkadaş daha iyi açıklayacaktır.

İkinci nokta ise, bakımcılar genelde hep sahada olmak durumundalar. Kurulum ve montaj işlerinle uğraşan arkadaşlar gibi. Burada kendi yaptığım işten örnek verebilirim, biz hem sahadayız hem de bürodayız. Önce türbinleri denetleyip, sonra büromuza gelip ilgili türbinler hakkında teknik raporlarımızı yazıyoruz. %50 saha, %50 büro.

Planlamacılar:

Almanya'da Terrawatt Planungsgesellschaft mbH mühendislik bürosunda 3 ay staj yapmış biri olarak, planlamacılar kızacak belki ve saygısızlık etmek istemem ama planlamanın çok bir zorluğu yok. Kalite; kullanılan programda ve tecrübede yatıyor tabi. Hazır programlar var, türbinleri planlamada kullanılan, pozisyonlarını nereye kurulacaklarını hesaplayan. Bazı firmalar Windpro kullanıyor, bazıları Matlab, bazıları ise kendi geliştirdiği programları kullanıyorlar. Türkiye'de bu işi yapanlara örnek. GL, DEWI verilebilir.

Rüzgar ölçümleri yapanlar: (Rüzgar ölçüm direği ile)

Rüzgar ölçümleri yapan firmalarda pazarda önemli bir rol üstlenir, yapılacak yatırımın belli tahminlere göre ne zaman geri dönüşü olacağının hesaplanmasına hizmet ederler kısaca. Banka ile yatırımcı arasındadırlar. Fizibilite raporlarının bir kısmını bu bilgiler oluşturur. Banka kredi verdiği yatırımcının ne zaman ne kadar para kazanacağını bilmek ister. Aynı şekilde yatırımcıda ne zaman parasının geri alacağını bilmek ister. Anemos, Dewi gibi firmalar yine bu sektörde örnek verilebilir. Genelde rüzgar ölçümü için en az 1 yıllık ölçüm ve türbin göbek yüksekliğinin en az  %20 kadar aşağısında bir yüksekliğe sahip olan bir direkle ölçüm yapılması tavsiye edilir.

Uzmanlar

Teknik denetimler, hasar uzmanlıkları, planlamacıların yaptığı çalışmayı kontrol etme ve tekrar değerlendirme... gibi işler yaparlar. Bende yaklaşık dört yıldır bu grubta yer alıyorum. Bunların önemleri yavaş yavaş türbinlerin garantileri bitince anlaşılır.

Kanat denetimi; halat veya vinç yardımıyla, dişli kutusu denetimi videoendoskop yardımıyla, komple bir türbinin makine denetimi ve daha sonra bunların raporlanması günlük yaptığımız işlerdir. Genelde bir hasar olduğunda çok önemli bir görev üstlenirler, hasarın hangi teknik problemden kaynaklandığını tespit etmeye çalışırlar. Bu da hasarı kimin karşılayacağını belirler. Sigorta mı? Türbin sahibi mi? Bakımcı mı? Üretici mi?




Kurulum ve transportu gerçekleştiren firmalar:

Bunlar her iş bittikten sonra, sıra artık türbinin kurulmasına ve devreye alınmasına geldiğinde devreye girerler. Yazının başlarında da bahsetmiş olduğum gibi, rüzgar türbinleri tonlarca ağırlık çeken makinelerdir. Bu yüzden üretici olarak, bir yerinde yani o ülkede üretim yapmak önemlidir, iki yine bu makineyi kurmak için tonlarca ağırlıklı makineler gerekecektir. Bunları da kurulum yapılacak olan ülkeden tedarik etmek önemlidir. Hem kurulumun hem de transportun farklı zorlukları vardır.

Ağırlıkları tonlarca çeken ve uzunlukları 55 metreyi bulan kompenentlerin taşınması çok kolay bir iş değildir. Çünkü her yer otoban kadar geniş ve virajları düzgün yapılmış değildir. Türbin boyutları büyüdükçe bu iş daha da zorlaşmaktadır.

Kurulumda da yine bu bahsi geçen büyüklük ve ağırlıktaki komponentlerin 100-150 metrelere taşınması kolay değildir. Prensipli bir çalışma gerektirir ve beklenmeyen bir rüzgar hızı artışı işlerin rengini bir anda değiştirebilir. Sektörde bu firmalara örnek olarak; Sarılar, İzmir Vinç, Global Wind Services v.b. verilebilir.

Aşağıda benim kendi çekmiş olduğum bir fotoğraf bulunmakta. Fotoğraf Almanya’nın Aurich şehrinde çekilmiştir. Aurich Enercon firması ile tanınır. Aurich’te mesela insan taşımacılığı için tren istasyonu yoktur / kaldırılmıştır. Fakat Enercon’un komponentlerini taşıması için, yük taşımacığı vardır.

Bild

Diğer:

Bu bahsettiklerimizin dışında sektörde hizmet veren bir çok firma vardır.

Lisans alma proseslerinde ve ÇED raporu gibi çeşitli izin proseslerinde görev alan firmalar,

Elektrik elektronik ve mekanik olarak türbinlere parça üretimi yapan firmalar,

Yağ üreteci firmaları,

Güvenlik hizmeti sunan firmalar,

Bunlara örnek verilebilir. Yine unutmuş olduğumuz, yer veremediğimiz firmalar kusurumuza bakmasınlar.

Son olarak genç arkadaşlara moral olsun diye kendi hikayeme de biraz yer vermek istiyorum. 5-6 yıl önce bende Türkiye'de bu sektörde staj yapmaya çalışmıştım. Fakat başarılı olamamıştım. Hatta bir arkadaşım daha vardı, aynı durumda olan. O bu duruma kızdı, Danimarka'ya rüzgar enerjisi master'ı yapmaya gitti, şimdi doktora yapıyor. Program için:

http://www.dtu.dk/english/Education/msc/

Programmes/wind_energy

Almanya’da böyle bir programı Flensburg’da bir üniversite sunuyor:

https://www.fh-flensburg.de/fhfl/wind_engineering1.html

https://www.daad.de

sitesinden de Almanya’daki programlar için bilgi bulmanız mümkün. Buradan kendinize notlarınız iyi ise burs ayarlamanızda mümkün. Almanya'da staj için google'a 'praktikum' kelimesini yazın, bir çok websitesi ile karşılaşacaksınız.

Ben ise Almanya'ya geldim (Erasmusla başladı benim Almanya hikayem). Ama hikayeme çok girersek eminim bu yazının boyutu, türbin kulelerinden yüksek olacaktır. Özet olarak, engellerde yılmadım; Almanya'da bitirme ödevimi Erasmus'um bittikten sonra alabildim, burs kesildi ben hem dönercide çalıştım hem ödev yazdım. Türkiye'ye döndüm kalan dersleri verdim ve bu seferde Erasmus staj bursunu kazandım. 200 ' e yakın Almanya'da rüzgar enerjisi sektöründe staj yapabilmek için başvuru yaptım ve bir firma tesadüfen kabul etti. İş başvurusu yine benzer şekilde en sonunda staj yaptığım firma referans oldu ve sonunda başardım diyebilirim isteklerim ve hedeflerim doğrultusunda halen ilerliyorum. Kimse kimseye bir şey hediye etmiyor, ilginizi yitirmez iseniz bir gün ya denk geliyor ya da farkediliyorsunuz ve işler tekrardan yürümeye başlıyor.

Anladığım kadarıyla bana sektöre nasıl girebiliriz ve ya nerelerde staj yapabiliriz sorularının bu kadar soruluyor olması, sektöre genç arkadaşlarımızın atılmasında hala zorluklar bulunmasından kaynaklanıyor. Tekrar söylüyorum benim size tavsiyem yabancı diliniz olabildiğince iyi olsun. Yabancı kaynaklardan her şeyi takip etmeye çalışın. Türkçeleri zaten tercüme oluyor genelde. Doğru çevrilip çevrilmediğinin de garantisi yok. O yüzden dünya insanı olmak için yabancı dil!

Umuyorum Reshaber çatısı altında bu sektörde emek veren firmalar, iş ilanları başlığı altında genç arkadaşlarımıza şanslar tanırlar. 

Türkiye olmuyor ise ve planlamacı ya da satış mühendisi olmak istemiyor iseniz, daha teknik bilgiler öğrenmek istiyorsanız, büyük türbin üreticilerine araştırma ve geliştirme departmanları için başvurular yapmanızı öneririm.

Yerli rüzgar türbini ve diğer güzel amaçlardaki çalışmaları hepimiz birlikte çalışırsak, ben güzel yerlere getireceğimize inanıyorum. Enercon firmasının da bir garajda türbin üretimine başladığını hatırlatmak isterim.

Öğrenci arkadaşlarım; üniversitedeki canınızı sıkan hocaları takmayın kafanıza ve hep iyileri örnek alın. Benim, bu işe gönül vermemi sağlayan değerli Hocam Dç. Dr. Musafa Özdemir ile büyük tartışmalar sonucu Almanya'ya gidebilmiştim. Hocalarınızın çıkardığı zorluklara bakmayın, piyasa onların sizi hazırladığından daha kolay değil.



Kısa kısa...

Sektöre girmek isteyen bayan arkadaşlar için:

Almanya'da çok erkek-bayan ayrımı olmamasına rağmen (örneğin otobüs şoförü bir bayan görmeniz çok normal) benim çalıştığım firmada da yollara giden denetimci bayan arkadaşların sayısı gerçekten az.
Ama titreşim ölçümü ve değerlendirmesi yapan bir bayan arkadaşım ve makina/kanat denetimi yapan iki tane bayan arkadaşım mevcut. (yaklaşık 120 kişilik bir grubuz, bunların 60-70 civarı denetimci olduğunu tahmin ediyorum. Yüzde baya düşük kalıyor ne yazık ki)

Bir bayan için benim gözümde canlanan;
- titreşim ölçümü (tahrik aksamından bahsediyorum) ve analizi size uyabilir,
- İş güvenliğinden sorumlu olunabilir, kurulumlarda/montajlarda/üretimde
(eğer RES'lerde aktif olarak bulunmak istiyorum diyorsanız tabi)

yurt dışında rüzgar sektöründe nasıl çalışabiliriz derseniz;
(Tecrübeler Almanya için geçerli)
Yurt dışında çalışmak için yapılan başvurular Türkiye'dekinden çok farklı değil diye düşünüyorum. Fakat benim tecrübelerime göre şu farklardan söz edebiliriz:
İşe alım süreci ve bunun kararı kesinlikle Türkiye'dekinden daha fazla sürüyor. Duyumlarıma göre 6 ayı bile bulabiliyor Alman firmalarının karar vermeleri.
Ayrıca hazırlanan öz geçmiş kadar, ilgili pozisyona başvururken yazmış olduğunuz yazı da (kendinizin kısa tanıtımı, bu pozisyonu ve bu firmayı neden istediğiniz, hedefleriniz ...) en az CV kadar önemli. Kopyala yapıştırdan ziyade, her pozisyon ve firma için ayrı başvuru yazısı yazmanız gerekecektir.
Söylediğiniz veya özgeçmişinizde bulunan her bilginin kanıtı olması önemli (İngilize TOEFL belgesi, Almaca TESTDAF, DSH belgeleri, ilgili bilgisayar programlarının sertifikaları... ve bunların hepsini firma anlayacak şekilde olması, gerekirse yeminli tercümanla tercüme ve noter onayı yaptırılabilir)

Yurt dışı deneyimi olan ve yabancı dili belli bir seviye de olanlar için:
Yurt dışı deneyimizin olması avantaj olacaktır mutlaka. Ama yurtdışında okudunuz mu (değişim öğrencisi olarak örneğin) veya master mı yaptınız (master'ın Almanya'daki hatrı büyük, artık bütün büyük firmalar masterlı alıyor, bütün öğrencilerde master yapıyor. Eğer imkanınız var ise mutlaka tavsiye ederim. Bu sayede yurt dışında iş bulmanızda kolaylaşacaktır. Firma iki şeyden emin olacaktır, almış olduğunuz eğitimden ve yabancı dil yeteneğinizden. O yüzden tekrar söylüyorum, Türkiye'de master yerine imkanlar dahilinde yurt dışında kendinize uygun bir şey araştırırsanız çok daha iyi olacaktır.
Almanya için sadece ingilizce'nin yeterli olabileceğini ben gözümde canlandıramıyorum. Sadece ingilizce olacaksa, onun çok iyi derecede olması belki işinizi kolaylaştıracaktır. İngilizce ise belki Vestas, GE, Siemes, Nordex (rüzgar türbini üreticileri) firmaları düşünülebilir. Almanca Enercon, İspanyolca Gamesa (rüzgar türbini üreticileri) firmaları düşünülebilir.





Gönül isterki herkese teker teker yanıt verebileyim ve soruları cevaplayabileyim fakat yetişebilmek mümkün değil. Öğrenci arkadaşlardan ricam; bana özelden yazmak yerine lütfen önce foruma bir göz atın gerçekten zor bulabileceğiniz bilgiler yer alıyor içinde, sorularınızı orada sorun, zaten elimden geldiğince cevaplamaya ve vakit ayırmaya çalışıyorum. Sizlere teker teker yazmak çok zor oluyor. Foruma gelin hep birlikte yazalım ve tartışalım.

Ayrıca öğrenci arkadaşlarıma ve meslektaşlarıma tavsiye edebileceğim iki ana kaynak:

1- Wind Energy Explained: Theory, Design and Application
by James F. Manwell (Author), Jon G. McGowan (Author), Anthony L. Rogers (Author)
http://www.reshaber.com/viewtopic.php?f=61&t=941

2- Almanca bilenler için Erich Hau'nun Windkraftanlagen (Grundlagen, Technik, Einsatz,Wirtschaftlichkeit) kitabini öneririm. Almanya'da bu kitap rüzgar enerjisinin kutsal kitabı diye geçiyor.
İlgili link (Almanca kaynak için)
http://www.reshaber.com/viewtopic.php?f=61&t=947

Yine uzun bir yazı oldu. Bu pratik bilgilerden sonra rüzgarcı olma yolunda başarılar ve kolaylıklar diliyorum. Umarım faydalı olabilmişimdir.

Batur Gün
Kurucu / reshaber.com
baturgun@reshaber.com



Copyrights © 2017 & reshaber.com