• /
  • /

Rüzgar türbinlerinin çevreye etkileri


Rüzgar türbinlerinin çevreye etkileri

Rüzgar türbinlerinin çevreye etkileri

Merhaba değerli Okurlar,

Başlıktan da anlaşılacağı üzere sizlere elimden geldiği kadar RES'lerin çevreye etkilerinden ve bu konu hakkında Almanya'daki uygulamalardan bahsedeceğim. Yazının en başında şunu söylemeliyim, ben Batur Gün olarak veya kurmuş olduğumuz Reshaber platformu olarak, her şeye tarafsız olarak yaklaşacağımızı bilmenizi isterim. O yüzden eğer karşı görüşler var ise, Reshaber platformuna üye olup, Blog'tan saygı ve ahlak kurallarına uyularak, herkes görüşlerini yazabilir. Böyle bir durumdan, biz Reshaber olarak memnuniyet duyarız.

Yalnız kaynak konusunda ricam olacak. Gerçekleştirilmiş olan araştırmaların ve çalışmaların finansörleride çok önemli, bazen rüzgar enerjisini yerden yere vuranlara denk gelirseniz, çalışmanın arkasında kimlerin olduğunu iyi araştırın ona göre karar verin derim.

Önce kısa bir bilgilendirme yapma gereği duyuyorum:

- Ben yaklaşık 2008'den beri rüzgar enerjisi ile ilgileniyorum ve 2011'den beri profesyonel olarak rüzgar sektörünün bir çalışanıyım.

- Şuana kadar 400'e yakın rüzgar türbininin denetiminde bulundum (bir rüzgar türbini denetimcisi yılda ortalama 100 tane türbin denetler). Bunların çoğu birbirinden farklı türbinler ve birbirinden farklı yerlerdeydi. Hollanda, Fransa, Türkiye'de de türbinlerde bulundum ama genelde iş alanımız Almanya.

Gelelim konumuza...

Kuş zayiatı:

- Bu 400'e yakın türbin denetiminde türbin yakınlarında sadece iki kere birer tane ölü kuş gördüm. Yani toplamda 2 ölü kuş. Biri yarasaydı, diğerini hatırlayamıyorum.

Burada kural çok basit, gerekli kurumların kuş göç yollarını tespit edip/ettirip, buralara kuruluma izin vermemesi gerekir, ki şu anda piyasada türbinlere kuşların yaklaşmamasını sağlayan uyarıcılar da satılıyor, uzmanı olduğum bir konu değil fakat fuarlarda kendimi biraz bilgilendirme imkanım olmuştu.

2 kuş önemsizdir demiyorum, yanlış anlaşılmasın, ama trafikte katledilen hayvanları düşünün. Her gün kullandığınız araçlarla sadece kuşta değil kedi, köpek, ceylan, tavşan, fare... Gerçekçi olmakta fayda var. Bir çalışma vardı, üniversite zamanımda okumuştum, trafikte kuş katliamı rüzgar türbinlerine göre 1000 kat daha fazla diye yazıyordu. Ne yazık ki kaynak kitap Almanya'da okumuş olduğum üniversitenin kütüphanesinde yer alıyor. Unuttuğum için ismini burada size aktaramıyorum.

O yüzden bu konuyu sadece rüzgar türbinleri ile değerlendirmemek gerekir. Doğada hayvan zayiatı çok farklı sebeplerden gerçekleşmektedir. Bence bunun en önemli faktörü insandır ve tek sebebi rüzgar türbinleri değildir.






Buz fırlatımı:

Bu genellikle kış aylarında hava sıcaklığının düşmesi ile rüzgar türbininin kanatlarında görülen bir problemdir. Türbin kanatları buzlanır ve kanatlardan etrafa buz fırlatımı gerçekleşir. Bu problem aslında, Türkiye'de RES sahaları işletmeci tarafından tel örgülerle kapatıldığı ve güvenliklerle korunduğu için etraftaki kişilerin (örneğin çiftçi, çoban, oradan geçen bir bisikletli) bundan dolayı yaralanma riski çok fazla değildir. Ayrıca, iklimden ötürü Türkiye'de bazı kesimlerde buzlanmada görülmeyebilir.

Almanya'da rüzgar türbinlerinin kanatları buzlanma tehlikesi ile karşı karşıya ise ve bundan ötürü etraftaki kişiler zarar görebilecekse çeşitli uygulamalar / zorunluluklar (imar veya yapı izni ile birlikte) uygulanmakta:

Örneğin:
RES'lerin yakınlarına buz fırlayabilir uyarısı tabelası dikmek
Bild


RES'lerin kanatlarına ısıtma sistemleri takmak, örneğin Almanya'da otoban kenarlarında veya çok işlek olan yolların kenarındaki RES'ler de imar izini verilirken, devlet tarafından zorunlu tutulabilmektedir. Ayrıca, ısıtma sistemlerinin RES'lerin işletiminde de faydası var. Kanatlardaki buzlar hızlı çözüleceği için, durmaktan kaynaklanıcak kaybın önüne geçilebilir. Isıtma sistemleri taktırtmak maliyetli ve işletmede iken elektrik harcaması yapmaktadır ve bir gider söz konusudur. O yüzden bunun planlanma aşamasında elde edilen saha bilgilerine göre değerlendirilmesi ve karar verilmesi gerekir.

RES'lerin kanatlarında ısıtma sistemleri
Bild

Ayrıca RES'lerde kanat buzlanması türbinin iş güvenirliği için de önemlidir. Kanatlarda buzlanmalar türbinin aerodinamik yapısı bozar, kuleye ve temele ekstra yükler bindirir. Modern RES'lerde bunun denetimi genellikle kendiliğinden sistem içerisinde yapılır. Bir RES normal şartlarda kendi güç eğrisini sağlamak için çalışır ve buzlanmalar sebebi ile bu eğride sapmalar olur. Türbin bunu sisteminde değerlendirerek, kendini kapatır. Buna ilaveten türbinlerde çeşitli prensiplerle çalışan buzlanma detektörleri ile de karşılaşabiliriz. Bu konu belki ayrıca daha sonradan ele alınabilir. Kısaca, buz fırlatımı konusunda da çözümler bulunmakta ve uygulanmaktadır. Şu ana kadar gittiğimiz yerlerde ve genel olarak, hiç buz fırlatmadan yaralanan duymadım ve görmedim.

Bir rüzgar türbini kanatlarında buzlanma var iken işletmesi durdurulduğu anda:


Bir rüzgar türbini kanatlarında buzlanma var iken işletmesi durdurulduktan sonra rotor rolantide dönerken:






Manzarayı & Görüntüyü bozması:

Rüzgar enerjisi sektöründe çalıştığım için mi bilmiyorum ama, rüzgar türbinlerinin genel görünümün kötü olmadığını ve manzarayı bozmadığını düşünmeteyim (kafes yapılı rüzgar türbinleri ve o çok eski rüzgar türbinleri hariç, ama bunların sayıları Türkiye'de yok denecek kadar az, en eskileri 1997-1998 yıllarından. Benim bahsettiklerim 1990-1995 yıllarında kurulmuş rüzgar türbinleri. 20 yaşı ömür sürelerini doldurmalarına rağmen bir kısmı halen devrede ve çalışmakta. Eski türbinlerde günümüzdeki kadar görünüme önem verildiği pek söylenemez sanırım.
Ayrıca turistik yerler için Dünya'da farklı örnekler bulunmaktadır. Danimarka ve Almanya gibi ülkeler türbinlere süsleme veya ekstra ışıklandırma yapabilmektedir. RES'ler için böyle güzel düşünceler değerlendirilebilir.

Bild (1)

 
Bild







Gölge etkisi:

Yerleşim yerlerinde, kanatların dönmesi nedeniyle bir gölge ve bir aydınlık olması. Burada da gürültü konusundaki gibi, türbinlerin kontrol panellerine girilen veriler ve türbine yerleştirilmiş, dışarıyı gören sensör ile türbinler belli günlerde belli saat aralıklarında kapatılabilir.
Bild

Bild

Yerleşim yakınlarındaki insanların çok fazla etkilenmemesi sağlanır. Buda işletmecinin cebine dokunacaktır fakat hep birlikte yaşamayı öğrenmemiz gerekiyor diye düşünüyorum. Aşağıda bir rüzgar türbininin gölgeleme modelini göreceksiniz:
Almanya'daki yasalara göre rüzgar türbininin yakınında yaşayanlar günde 30 dakika yılda ise 30 saatten fazla rüzgar türbininin gölgeye maruz bırakılamaz. (2)






Ortaya çıkan gürültü:

Aşağıda gürültüyü biraz daha sınıflandırabilmek için karşılaştırmalı bir grafik bulunuyor:
Bild

Yerleşim yerlerine müsade edebilecek şekilde yakınsa (ülkemizde kaçak yapı sorunuda var bunu göz önünde bulundurmadan) çözümde basit, türbinler dikilse bile halen sorun kolayca halledilebilir, türbinlere açma ve kapama saatleri veya tam devrede çalışma ve daha az güçte çalışma gibi kriterler girilebilir. Bu şekilde girilen bilgiler ışığında, Almanya'da sıklıkla karşılaşıldığı gibi, türbinler geceleri güç kısma ve dolayısıyla gürültü azaltmaya giderler. İşletmecilerin cebinden yiyecektir fakat, türbini oraya diktiyseniz ve o insanlarda yakında yaşayıp, şikayetçi oluyorsa, rüzgar türbinlerinin adını kötüye çıkarmaya gerek yok, ortada bir yerde anlaşılması gerekir.

Almanya'da yaşama alanlarına göre gürültü miktarı ve türbinin en yakın yerleşim yerine olan uzaklığı bulunmaktadır. Bu rakamlar, türbinler kurulduktan sonra yapılan ölçümlerle kanıtlanmak ve devlete sunulmak zorunludur.
Bild
(2)

Hem gölge hem de gürültü ölçümleri/hesaplamaları yapılabilir, yerleşim yerlerine gerekli mesafe ayarlanıp, kontrol panellerine ilgili veriler girildiğinde rüzgar türbinlerinin yakınında yaşayan insanlara olumsuz etkiler azaltılabilir.

Bir örnek vermek istiyorum. Fotoğrafta görüldüğü gibi yatırımcı evine yaklaşık 200 m, hayvan ahırına ise 50-100 m mesafede arsasına iki tane RES diktirmiş Ve bu insanlar problemsiz/şikayetsiz yaşamaktalar.
Bild

Denetim sırasında iki tane durum ile karşılaştık.
İlki Logbuch denen RES'lere yapılan ziyaretlerin (bakım, hata giderme, tamir ... vb.) notların yer aldığı kitapta, sıklık ile rüzgar türbini kanatlarında karşılaşılan zamana bağlı aşınma ile, kanattaki folyo diye tabir edebileceğim üst yüzey kısmında soyulmalar/erezyonlar oluyor ve bunlar ıslığa benzer gürültü çıkarırlar. İlgili bakım firması tarafından bunu önlemek adına türbinlere bir çok ziyaret yapılmış ve gerekli bakım işlemleri uygulanmıştır. Yani yatırımcı ilgili olduğu durumda (bakım kontratına bağlı olarak belli bir ücret karşılığı veya kontratın içinde) bu kanatlardan gelen gürültünün önüne mümkün olduğunca geçebilir.
Diğeride türbinlerin gece 22:00 ile sabah 06:00 arası düşük devir hızları ile çalışmaları. Bu demek oluyor ki düşük kapasite ile çalışmaları. Türbin işletiminde kayıp olmasına rağmen, geceleri uyuyurken rahatsız edici bir gürültü olmaması için önemlidir. Bu gürültü veya gölge probleminin önüne geçmek için türbini düşük kapasite ile çalıştırma veya işletmeden çıkarma kısa vadede kayıp olarak gözüksede, uzun vadede bilindiği gibi RES'lerin ömürleri 20 yıldan hesaplanır, bu düşük devirlerde veya kapatmalarla geçen zamanları teorik olarak rüzgar türbinlerinin 20 yıllık ömürlerine eklemek mümkün. Yani 20 yılın 23-25 yıllarına çıkması sözkonusu. Yük hesaplamaları ile bu kanıtlanabiliyor ve yapılan pratik denetleme ile teoriye destek olarak yine bu bir raporla düzenleniyor ve türbin daha uzun bir işletme süresine sahip olabiliyor.
O yüzden çevredeki insanların sağlığı ile oynamaya veya RES'leri çok problem teşkil eden enerji üretim santralleri olarak göstermeye hiç gerek yok.
Aşağıdaki güç odaklı ve rotor devir sayısı odaklı üretilebilecek maksimum güçlerin fotoğrafları bulunmakta. n (rotor devir sayısı) daha düşük yani düşük kapasite ile çalışma durumu söz konusu.

Bild
Bild


Gürültü konusunda bir de Infraschall'a değinmek gerekir. Infraschall, insanların kulakları ile duyamayacakları kadar, bazı kaynaklara göre 16 Hertz'ten bazı kaynaklara göre ise 20 Hertz'ten daha düşük frekanslı olan gürültülerdir. Yukarıda verilen örnekte, RES aslında yerleşim yerine çok yakın ve bu infraschall'ın etkileri orada yaşayan insanlarda gözlemlenebilmeliydi. Bu tip düşük frekanslı gürültülerin, insanlar tarafından duyulmadığı fakat hissedildiği söylenir ve rüzgar türbinlerinin de infraschall yaydığı ve bunun yakınındaki insanlarda bağ ağrısı, huzursuzluk, mide bulantısı, depresyon... gibi belirtiler gösterdiği söylenir. Bu konu Almanya ve Danimarka gibi ülkelerde geniş çaplı araştırılmaktadır. Ve sonuçlar araştırmaya göre farklılıklar göstermektedir. Umarım zamanla daha kesin sonuçlar ile bu konu bir yere bağlanır. Aşağıda infraschall hakkında bir karşılaştırma grafiği bulunmaktadır.


Bild
(2)


Akkuyu Nükleer Santrali'nin temiz enerji olarak reklamının yapıldığı bu günlerde iki tane resim ile rüzgar enerjisini özetlemek istiyorum:

Eski rüzgar türbinlerinin nasellerinin tavuk kümesi olarak kullanılması
Bild

Bild

Rüzgar türbinlerinin yanında tarım ve hayvancılık faaliyetlerine devam edilebilmesi
Bild





Özet olarak;

Rüzgar türbinleri genel olarak nükleer santrallere termik santrallere göre kıyaslandığında çok daha zararsız ve bir yeşil enerji üretim şeklidir. Yıllarca atıklarınızı gömmek, çoçuğunuza, torununuza, torunun torununa çöpler bırakmak, küresel ısınmaya sessiz kalmak...

Gerekli kurallar koyulduğunda ve bunlar uygulandığında, tahmin ediyorum ki Türkiye'de de rüzgar enerjisi sorun olmaktan çıkacaktır.

Yukarıdaki örnekler çoğaltılabilir veya daha da detaylandırılabilir. Sorularınız olursa benimle iletişime geçebilirsiniz.

Umarım faydalı olabilmişimdir.

Saygılar,

Batur Gün

Reshaber'in kurucusu
baturgun@reshaber.com

Kaynak:

1) http://www.newscientist.com/blogs /shortsharpscience/
2011/ 09/07/42-29415878.jpg
2) http://www.buergerwindkraft-regional.de/index.php/
schattenwurf-und-diskoeffekt


Copyrights © 2017 & reshaber.com