• /
  • /

TenneT Dogger Bank Üzerine Doldurma Bir Ada İnşa Etmeyi Planlıyor


TenneT Dogger Bank Üzerine Doldurma Bir Ada İnşa Etmeyi Planlıyor

 TenneT Dogger Bank Üzerine Doldurma Bir Ada İnşa Etmeyi Planlıyor

TenneT Dogger Bank Üzerine Doldurma Bir Ada İnşa Etmeyi Planlıyor

Yeni ada yaklaşık 10 milyon kişiye elektrik kaynağı olabilecek toplam 30GW'a sahip rüzgar enerji santrallerinin bağlantı noktası olacak.

TenneT Kuzey Denizi üzerinde kurulacak büyük ölçekli rüzgar enerjisi için toplama ve dağıtım konseptini açıkladı

●    Gelecekte sunulacak Kuzey Deniz altyapısı Avrupa'nın enerji geçişini mümkün ve uygun fiyatlı hale getirecek.
●    Geniş çaptaki deniz üstü rüzgar çiftlikleri merkezi ada (toplama) ile birbirine bağlanacak
●    ve uluslararası elektrik kara yolları (dağıtım) ile birleştirilecek.
●    Deniz üstü rüzgar enerjisi ve uluslararası güç ticaretinin taşınması bir bağlantı üzerinden yapılacak: "Rüzgar konektörü/Wind-connector”.

Hollandalı yenilenebilir enerji şirketi TenneT, Kuzey Denizi'nde geniş bir Avrupa elektrik sistemi oluşturmak için "toplama ve dağıtım" prensibini baz alan bir vizyon geliştirdi.

TenneT'in öngörüsü karbondioksit emisyonu azaltma hedefini mümkün kılmak ve uygun fiyatlı hale getirmek için çalışıyor. Bu vizyonun merkezinde ise Kuzey Denizi'nin ortasına bir ada  yapılması (1) bulunuyor.

(1) TenneT'in düşüncesi her bir modülün yaklaşık 6 km² kapsadığı modüler bir yapıya sahip bir adaya dayanıyor. Bu genişlik yaklaşık 30GW'lık bir deniz rüzgâr kapasitesini bağlayabilmek için yeterli bir alana tekabül ediyor. Buna ek olarak her birinin 6 km² olduğu bir ya da iki modül eklenerek ada daha da genişletilebilir.

TenneT CEO'su Mel Kroon: "TenneT, Almanya ve özellikle son zamanlarda Hollanda'da deniz şebekelerinin işletiminde ve geliştirilmesinde önemli bir role sahip. Bizler bu sorumluluktan dolayı Kuzey Denizi'nin daha da geliştirilmesi için gerçekçi ve başarılabilir bir plan kurmak amacıyla ilk adımda bulunduk. Enerji geçişinin başarısı büyük oranda Avrupa'da koordineli olarak gösterdiğimiz ortak çaba ölçeğine dayanıyor. Avrupa’nın çevresel hedeflerine ulaşabilmesi için ulusal hükümetler, regülatörler, offshore rüzgar endüstrisi, ulusal elektrik şebekesi yöneticileri ve doğa ve çevre örgütleri arasında bir iş birliği gerçekleşmek zorunda."





Kuzey Denizi Altyapısı

Avrupa'nın CO2 emisyonlarını azaltma hedefine ulaşması büyük oranda yenilenebilir elektrik üretimine bağlı olduğu için güneş ve rüzgar enerjisine daha fazla ihtiyaç duyulacak. Kaldı ki, rüzgar ve güneş enerjisi birbirini tamamlayıcı özellik gösteriyor, yani bahardan sonbahara kadar daha çok güneş bulunurken,yılın soğuk aylarında da daha fazla rüzgar ortaya çıkıyor. Bu da demek oluyor ki, gelecek için sürdürülebilir ve istikrarlı enerji sistemi hem güneşe hem de rüzgara büyük ölçekte ihtiyaç duyacak (2). Bunlar gibi yüksek hacimler bireysel Üye Devletler tarafından ulaşılamadığı için, optimum bir iş birliğine ihtiyaç bulunuyor. Kuzey Denizi ülkeleri arasındaki enerji işbirliği üzerine olan 6 Haziran 2016 Avrupa siyasi deklarasyonu bu yönde önemli bir adım oldu. TenneT'in öngörüsü 2050'ye kadar ortak bir Avrupa yaklaşımına bir çıkış temeli ya da çıkış noktası oluştururken özellikle Avrupa'nın enerji geçişi için Kuzey Denizi'ni bir kaynak ve dağıtım merkezi olarak geliştirmeye odaklanmıştır. Adanın konumu bir dizi uygunluk gereksinimini karşılamak zorunda. Saha çokca rüzgara sahip olmalı, merkezi bir konum olmalı ve nispeten sığ su içinde yer almalı. Bu kriterler, merkezi toplama için bir konum olarak tam da İngilitere kıyılarında bulunan Dogger Bank'ı niteliyor.

(2) (Delft Teknik Üniversitesi göre) yaklaşık 2.000 GW'lık fotovoltaik enerjiye, (Avrupa Rüzgar Enerjisi Birliği EWEA'ya göre) ise yaklaşık 600 GW'lık rüzgar enerjisine ihtiyaç duyulacak.


Denizden Uzakta Ama Yine de Daha Ucuz

Deniz üstü rüzgar çiftlikleri için iyi değerlendirilmesi gereken ilk şey nispeten kıyıya yakın alanlar. Bu kıyıya yakın alanlar deniz üstü rüzgar enerjisinin gerekli hacimlerini geliştirmek için uzun vadede yetersiz olanaklar sağlıyor. Bu ise denizden uzaklarda olanaklar aramayı gerekli hale getiriyor. Fakat bunun dezavantajı da maliyetin önemli ölçüde daha yüksek olacak olması. Rüzgar çiftliklerinin yapım ve bakımı daha yükselecek ve bunlar nispeten pahalı, tek doğru akım (DC) bağlantıları üzerinden bağlanmak zorunda kalacak. Karadaki şebekeye iletim esnasında elektriğin kabul edilemez bir biçimde yüksek kaybı yüzünden alternatif akım teknolojisi denizden uzaktaki deniz üstü rüzgar çiftliklerine bağlanmak için kullanılamayacak.





Önümüzdeki yıllarda rüzgar çiftlikleri ile çevrili bir ada inşa ederek (nispeten kısa bir mesafede), denizde çıkış yolu elde eden rüzgar enerjisi ada sayesinde kıyıya yakın rüzgarın maliyet avantajlarını üstlenecek. Daha az mesafe çok daha ucuz alternatif akım (AC) bağlantısının kullanılmasını sağlayacak. Adanın insanlar ve kaynaklar için kalıcı bir yer sunması gibi bundan başka önemli (maliyet) faydaları da bulunuyor:


●    Rüzgar çiftlikleri ve altyapı inşaatçıları için ortak kalıcı bir temel.
●    Bileşenlerin (örneğin türbinler, rotor kanatları, direkler, HV ekipman) ortak depolanması.
●    Nakliye maliyetlerinde gözle görülür azalma: personel için daimi ikamet fırsatı ve uçaklar için iniş pisti.
●    Ortak bakım tesisleri.
●    Ortak liman tesisleri.

İnterkonektörler ile rüzgar çiftliklerinin akıllı kombinasyonu; Rüzgar Konektörü

Üretilen rüzgar enerjisi mümkün olduğunca verimli şekilde müşteriye ulaştırılmak zorunda. Rüzgar çiftlikleri tarafından üretilen alternatif akım, Kuzey Denizi ülkelerinden birinin ana karasına iletilmek üzere ada üzerindeki dönüştürücü istasyonları tarafından doğru akıma çevrilecek. Denizdeki platformlarda dönüştürücü istasyonları inşa etmeye gerek kalmaması ise sağlanan en büyük ek avantaj. Bu da yine önemli maliyet avantajı sağlayacak.

Bir rüzgar çiftliğinin ve ana kara arasında bir bağlantının mevcut kullanımı % 40 civarında. Bunun sebebi ise o bölgede her zaman rüzgar ya da her zaman aynı derecede güçlü rüzgarın bulunmayışı ve aynı zamanda rüzgar enerji santrallerinin bakım veya onarıma geçmek zorunda olması. Kapasite kullanımı doğru akım bağlantısına interkonektör rolünü vererek büyük ölçüde arttırılabilir. Doğru akım bağlantısının iletim kapasitesi sadece rüzgar enerjisinin dışa doğru hareketi için değil aynı zamanda "rüzgar konektörü" oluşturularak bağlı ülkeler arasındaki elektrik ticareti için de kullanılacak. Sonuç olarak, ada deniz üstü rüzgar çiftlikleri ve uluslararası bağlantıların Kuzey Denizi ağında bir örümcek gibi hareket edecek. Bu ise rüzgar çiftliği ve ana kara arasındaki bağlantının mevcut verimli kullanımını yaklaşık % 40'tan %100'e doğru arttıracak.

Kuzey Denizi Ortasında Kurulan Bu Adanın Avantajları

Rüzgar çiftlikleri ve interkonektörler ve ölçeğin ulaşılabilir verimlerinin kombinasyonunun yanı sıra – yaklaşık 6 kilometre karelik bir ada üzerine bağlanabilir 30GW'lık toplam kapasiteye sahip çok sayıdaki rüzgar çiftlikleri nedeniyle – Dogger Bank gibi bir konumda olacak bir ada daha fazla avantaj sunuyor. Nispeten sığ olan Dogger Bank büyük ölçekli rüzgar enerjisi için gerekli olan alanı sunacak büyüklüğe sahip olmasının yanı sıra sığ suyun rüzgar çiftlikleri ve ada inşasının maliyetini düşüreceği bekleniyor. Diğer bir önemli husus ise Kuzey Denizi'nin bu bölümünde sık sık güçlü rüzgarlarla karşılaşılması. Bu muhtemelen rüzgar enerjisinde yüksek bir verim sunacak. Kısacası, Kuzey Denizi'nin ortasında kurulacak bir ada offshore rüzgar enerjisinde başarı sağlamak için gereken her şeyi sunuyor.





●    Büyük rüzgar çiftlikleri bir adaya bağlanacak.
●    İnterkonektör olarak da kullanılan doğru akım bağlantıları iki katına çıkacak. Bu bağlantıların verimliliği yaklaşık % 40'tan %100'e doğru artış gösterecek
●    Böylelikle Avrupa'daki lojistik optimize edilerek insanlar, parça ve montaj fabrikaları adaya yerleştirilebilecek.   
●    Dogger Bankası kuvvetli rüzgara sahip bir yer olduğu için verim yükselecek.
●    Alan nispeten sığ olduğu için, sığ su rüzgar çiftlikleri ve ada inşa maliyetini azaltacak.   
●    Bir çok yere sahip bölgedeki ada (ölçek ekonomileri yoluyla) maliyetleri azaltmak için gerekli ölçeği sağlayacak.

Gelişmekte olan Dogger Bank'ta deniz hayvanı ve bitkileri üzerinde oluşabilecek etki iş birliği içindeki taraflarca dikkate alınmalı. TenneT firması zaten bunun için bir dizi çevre örgütüyle yakın temas içine girmiş bulunuyor. Dogger Bank'ta yapılan hayvan ve bitki üzerindeki etkilerin ilk 'hızlı tarama'sı, hayvanlar ve biyoçeşitlilik için hem potansiyel risklerin hem fırsatların olduğunu gözler önüne seriyor.

Önde gelen Hollandalı çevresel sivil toplum kuruluşu Natuur & Milieu Müdürü Tjerk Wagenaar: "TenneT Kuzey Denizi'nde başarılı bir enerji geçiş sağlamaya yardımcı olabilecek güvenilir bir devlet ortağıdır. Bu kurum sürdürülebilir ve ekolojik değerlere odaklanarak bu enerji geçişini düşük maliyetlerle sunabilir.”

Adım-adım Gelişim

Hollanda için bir sonraki mantıklı adımlar şunlar;

●    Borssele, Hollandse Kust (zuid) ve Hollandse Kust (noord) 'un rüzgar enerji alanları zaten geliştirilme aşamasında. Planlamaya göre hepsi 2023 yılında hizmete girecek.
●    IJmuiden Ver  (5-6 GW) in deniz alanları ve muhtemelen diğer rüzgar enerjisi alanlarının geliştirileceği önceden belirlenmiş durumda.
●    IJmuiden Ver ve İngiltere rüzgar enerjisi alanı arasındaki East Anglia gibi uluslararası iş birliği imkanı ele alınabilir. 2025-2030 yılları arasında bu gerçekleşebilir.
●    Ada muhtemelen 2030 ve 2050 yılları arasında, Dogger Bank üzerine inşa edilecek.

Sonraki Adımlar

TenneT gerekli Avrupa iş birliğinin kurulabilir olup olmadığını görmek için AB ve Üye Devletler ile görüşmelerde bulunacak. Bu noktada önemli bir rol oynayan faktörler ise mevzuat, yönetmelik, hedefler ve finansmanı içeriyor. TenneT mevcut altyapı ile karanın birleştirilmesi, ara bağlantı, dönüşüm ve mühendislik açısından IJmuiden Ver üzerinde çalışmaya başlayacak. Ayrıca,IJmuiden Ver'i İngiltere rüzgar enerjisi alanına, muhtemelen East Anglia'ya bağlamak için olanaklar Birleşik Krallık paydaşlarıyla birlikte incelenecek.

Kaynak: TenneT


Copyrights © 2017 & reshaber.com